Şahin Mustafayev İran Prezidenti Məsud Pezeşkianla görüşüb
İranlılar dünyanın ən irqçi xalqıdır- London Kral Kolleci
Sistan və Bəlucistanda silahlı qarşıdurma olub- Ölən var
ABŞ İranı dəstəkləyən şəxs və şirkətlərə qarşı sanksiyalar tətbiq etdi
ABŞ-ın yanacaq dolduran təyyarələri İsrailə qayıdır
Tether də İrana bağlı aktivləri bloklayıb
Küveyt dinarının məzənnəsi 820 min tüməni keçib
Qazaxıstanda Starlink Mobile istifadəyə verilib
Türkiyə lirəsi 40 günə 28,5 faiz bahalaşıb
Netanyahu: "Düşmənlər”in seçkiqabağı İsrailə hücum etməyə çalışacağına dair əlamətlər var
Millət vəkilləri İran səfirinin paylaşımına etiraz etdilər
Bu qış da qaz çatışmazlığı olacaq- Mühacirani
Rubio: Vaşinqtonun problemi İran deyil, inqilab və ölkəni idarə edən sistemdir!
İranda dollar yenidən rekord vurdu
İranda qocaların sayı artır- Rəsmi
Prezident İlham Əliyev Məsud Pezeşkiana zəng edib
Qəzvində sosial media fəalı həbs edilib
İranın 24 həbsxanasında 79 məhbus edam edilib
Xarici soydaşlarımız üçün “Ana dili – Azərbaycan məktəbi” layihəsinə qeydiyyat başlayıb
İran həbsxanalarında məhbuslar yenidən aclıq aksiyası keçirirlər
NATO komandanı: Rusiyanın məqsədi Ukraynanın müttəfiqlərinin dəstək iradəsini qırmaqdır
Azərbaycanlıların Ermənistan tərəfindən etnik təmizləməyə məruz qalması BMT çərçivəsində müzakirə olunub
Tramp İrana qarşı sanksiyaları yumşaldacağına dair xəbəri təkzib edib
Təbrizli sürücülər etiraz aksiyası keçiriblər
İranda xərçəngə yoluxma sayı artıb
Türkiyədə İran təyyarəsinə həbs qoyulub
İranla yeni təmaslar qurulub- Tramp
İran NPT-dən çıxmağa hazırlaşır
Səhənddə dövlət məktəbi çatışmazlığı; siniflərdə 50 şagird
Oman uçuşları dayandırıldı; İrana mobil idxalı çətinləşdi
"Al Hadath": İran uranın zənginləşdirilməsini dayandırmağa razılaşıb
Siyamək Mirzayi və Əli Vasiqinin Ərdəbil Prokurorluğunda istintaq iclası keçirilib
Haniyənin keçmiş mühafizəçisi Britaniyada terror planı şübhəsi ilə saxlanılıb
İraqda Starlink rəsmən və qanuni fəaliyyətə başladı
Bessent: İranın Çinə neft satışı iki həftəyə bitə bilər
Dünya Bankı: Orta Dəhliz Azərbaycanın ÜDM-ni 1,3 mlrd. dollar artıra bilər
Dəməşq: İrana münasibətimiz 14 illik müharibə və dağıntıların nəticəsidir
Netanyahu Mossad rəhbəri ilə BƏƏ-yə gizli səfər edib
Ejei yenə hədələdi- Hicabsızlara qarşı...
İranda manat yenə bahalaşdı
İranda etirazçı qadın məhbus edam ediləcək
Azərbaycan səmasında da uçuşlar təhlükəli olarsa...- İranlı ekspert
Həmədan-Savə yolunda ağır qəza- 11 nəfər həlak oldu
ABDnin Ankara Büyükelçisi James Jeffery, Radikal Ankara Temsilcisi Murat Yetkinin sorularını yanıtladı. Büyükelçi, Obama yönetiminin Türkiyeye olağandışı bir ilgi gösterdiğini söyledi. ABD Büyükelçisi, Obamanın Türkiyeyi ilk dış ziyaretine alış nedenlerini Radikale anlattı ABDnin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, ABD Başkanı Barack Obamanın döneminde Türkiyeye ilişkin politikalarının bazı yönlerinde değişikliğe gidildiğini açıklayarak “Obama yönetimi Türkiyeye olağandışı ilgi gösteriyor” dedi. Obama yönetiminin Türkiyenin katkısı olmaksızın bölgesel ihtilaflara çok daha zor çözüm bulunacağına inandığını söyleyen Jeffrey, Obamanın Türkiye gündeminde de ağırlıkla bölgesel ihtilafların bulunduğuna dikkat çekti. Türkiyenin Suriye ve İran gibi ülkelerle iyi ilişkilerinin Obamanın diyalog siyasetine katkıda bulunabileceğini belirten Amerikan Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün son ziyaretinde İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat ile yaptığı görüşmeyle bu konuda bir adımın atıldığını vurguladı. PKK ile ortak mücadelenin iki ülke arasında değişmeyen konular arasında bulunduğunu ve artarak devam edeceğini söyleyen Jeffrey, buna karşın ABD Kongresinde bekleyen Ermeni soykırımı yasa tasarısı konusunda Obama yönetiminin tutumunun henüz belli olmadığını söyledi. Türkiyeden stratejik beklentisi yüksek olan Obama yönetimi açısından bunun bir çelişki olup olmadığı sorumuza Jeffreynin yanıtı, “Önemli konularda tutum belirlemek zaman alabilir. Dinleme safhasındayız. Ankarada görüşüleceğinden eminim” yanıtı verdi. Dışişleri Bakanı Hillary Clintonun Ankarada Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde gündeme gelen Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporunda yer alan basın özgürlüğü endişeleri konusunda ise Büyükelçi açık konuştu: “Clinton, raporla çelişen bir şey söylemedi. Rapor Bakanlığı ve bakanın görüşlerini yansıtmaktadır.” ABD Büyükelçisi Jeffreye sorularımız ve yanıtları şöyle: Türkiyeye hangi görevle geldiniz? Her büyükelçinin görevi ülkesinin çıkarlarını gözetmek, bunu yaparken de görev yaptığı ülkeyle, özellikle de bu ülke Türkiye ise, ilişkilerin gelişmesini sağlamaktır. Sorunlara birlikte çözüm bulmaya çalışmaktır. Benim de bu çerçevede bazı önceliklerim var. Birincisinin merkezinde paylaştığımız ortak değerler var. Türkiye güçlü bir demokrasi, şu sıra hepimizin çektiği sıkıntılara başarılı bir ekonomi ve bölgesinde barışa hizmet eden bir ortak. ?İkincisi, bölgesel güvenlik. Türkiye istikrarsız, askeri ve siyasi açıdan güvensiz ülkelerin bulunduğu, ihtilaflarla dolu bölgede, istikrarlı, güçlü ve Batı ittifakına bağlı bir ülke. Dolayısıyla Türkiye ve ABDnin o ülkelerin güçlendirilmesi, ihtilafların giderilmesi, şiddetin caydırılıp kontrol altına alınması doğrultusunda o ülkelerle birlikte çalışmakta çıkarı var. ?Üçüncü işbirliği alanımız terörle mücadeledir. Bu PKK ve El Kaideyi de kapsamaktadır. PKK ile mücadeleye Başkan Obamanın bakışını aktaran Clinton, bu mücadeleye devam edeceğimizi ve yükselteceğimizi açıkladı. Daha bu (dün) sabah, Ankaradaki Savunma İşbirliği Bürosunun ve diğer askeri ve güvenlik personeliyle bir toplantı yaparak Türkiyeye yardım için daha neler yapabileceğimizi gözden geçirdik. ?Dördüncüsü, ekonomik işbirliğidir. Benim elçilik müsteşarı olarak görev yaptığım 2001 krizinin giderilmesinde IMF ile birlikte önemli rol oynamıştık. Türkiye o dönem müthiş bir iş yaptı ve mali sektörünü dünyaya örnek olacak şekilde istikrara kavuşturdu. Bu yüzden Türkiye uluslar arası krizin mali yönüyle başa çıkabildi. Şimdi Türkiyenin, ihracata dayalı bir ekonomi olması sebebiyle krizin reel sektöre olan etkisini gidermek için yapacakları var. Yine de güçlü bir altyapıya sahip ve uzun dönemde iyi bir işbirliği zemini bulunuyor. ?Beşinci nokta, jeostratejik işbirliği. Doğu-Batı enerji koridorunu üç yönden yaşamsal sayıyoruz. 1- Hazar ve Körfez bölgesinin petrol ve gaz üreticilerinin pazara ulaşmasına güvenli ve dostça bir seçeneğe sahip olması önemli, 2- Geçiş ülkeleri için önemli. Kerkük-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Ceyhanın Türkiyeye sağladığı faydaları gördük. Türkiyenin bu rolünü geliştirmesi için altyapısı, güvenliği ve işletme yetenekleri mevcut, 3- Doğu-Batı koridoru kullanıcı ülkelerin ürün çeşitlendirmesi açısından da önemli. Petrol ve gazın siyasi bir araç olmaktan çıkıp, ticari meta hüviyeti kazanması Avrupanın ekonomik bağımsızlığı açısından da önemli. Clintonun ziyareti ardından Obama döneminde ABDnin Türkiye politikasının nasıl şekillendiğini söyleyebiliriz? Dış politikada devam eden ve değişen yönler var. Türkiye, ABD ve bölge için iyi olduğuna inandığımız yönler devam ediyor. Yine de bazı konularda önemli değişimler var. Birincisi, bu yönetim Türkiyeye bölgesinde önemli bir ortak ve oyuncu olarak özel özen gösteriyor. Obama yönetimi Türkiyeye olağandışı ilgi gösteriyor. Clinton Avrupa ve Ortadoğuya yaptığı ilk sefere ikili temas niteliği taşıyan yalnızca iki ülkeyi dahil etti: İsrail ve Türkiye. Yine Başkan Obama, denizaşırı ilk seferine Türkiyeyi dahil etti. Zaten olgular kendisini anlatıyor. İkincisi, ilişkilerin üslubu değişiyor. Türkiyeyi daha çok dinlemeye başladık. Ortadoğu konusunda yoğunlaşan Senatör George Mitchell Türk yetkililerin görüşünü aldı. Richard Holbrook Münih Konferansı sırasında yine Türklerin Afganistan konusundaki görüşlerini dinledi. Sadece Türkiyeyi dinlemiyoruz tabii, ama Türkiyenin söylediklerine önem veriyoruz. Türkiyenin örneğin birkaç başka ülkeyle birlikte Lübnan krizinde oynadığı yapıcı rolü gördük. Bir diğer Türkiyenin Suriye ve İsrail arasında oynadığı aracı rol oldu. Bu konuda ABDde dönem dönem farklı düşünenler oldu, ama şu anda Türkiyenin konular üzerine iyi fikirler ürettiğine ve bunları dikkate almamız gerektiğine karar verdik. Obama yönetimi Türkiyenin katkısı olmaksızın bölgesindeki sorunlara çözüm bulmanın çok daha zorlaşacağına inanıyor. Üçüncü değişim, Obama yönetiminin Suriye, İran gibi ülkelere elini uzatıp önkoşul olmaksızın görüşebilmek konusundaki ciddiyetidir. Şurası önemli ki, önkoşulsuz derken, gerçekten önkoşulsuz görüşmeyi kastediyorum. İyi ilişki kurmak için koşullar olabilir, çünkü hâlâ eski yönetimin de olduğu gibi bazı endişelerimiz var; ama elimizi koşulsuz uzatıyoruz. Bu yaklaşım, Türkiyenin bu ülkelere ve bazı sorunlara yaklaşımıyla paralellik taşıyor. Dolayısıyla Türkiye ve ABD arasında bir sinerjinin mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Bunu Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün, Dışişleri Bakanı Clintonla görüştüğü bazı konuları gündeme getirdiği İran seyahatinde de görmek mümkün. Görüşme üzerine bilgi aldınız mı? Şu anda sadece haberlerden edindiğimiz bilgi var. Ama umuyoruz, İranlılar Cumhurbaşkanı Gülü dinleyeceklerdir. Gülün İranlılara ne tür mesaj iletmiş olduğunu umuyorsunuz? Mesaj şu ki, öncelikle İranlılar, Afganistan gibi, Irak gibi konularda konuşmak isteğimizin ciddi olduğunu anlamalı. İkinci olarak, İranın nükleer program gibi, BM üyesi bir ülkeye (İsraili kastediyor-MY) barbarca tehditlerde bulunmak gibi, bazı terörist gruplara destek olma konusunda yalnızca bizim değil, ama uluslararası camianın endişelerini anlayıp tanıması karşılığında, neticede İranı tanımamızla sonuçlanabilecek şekilde kademeli olarak İranın Dünya Ticaret Örgütü üyeliği dahil uluslararası sistemle bütünleşmesini, yatırım ve ekonomik işbirliğini teklifimizde samimi olduğumuza inanmalılar. Bu konu sanırım Cumhurbaşkanı Gülün dönüşüyle Başkan Obamanın gelişi arasındaki sürede Türkiye ve ABD arasında görüşülecek. Öyle mi? Öncelikle söylemeliyim ki, Türkiye ile aramızda dünyadaki en geniş ve üst düzey diplomatik ve ekonomik ilişki sistemlerinden biri bulunuyor. Dışişleri, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve diğer devlet kuruluşlarıyla olağanüstü işbirliğimiz var. Günlük bilgi değişimi. Dolayısıyla Obama ziyaretine dek İran ya da diğer konularda Türk hükümetinden gelecek her türlü bilgiyi dikkatle dinleyeceğiz. Bush yönetiminin Türkiyeyi Ilımlı İslam ülkesi olarak model göstermesi hep tartışma konusu olmuştu. Clinton bu sorulara hayır yanıtı verdi. Bu siyaset değişikliği gerçek mi, yoksa bunu söyleyenler hayal mi görüyor? Gerçek şu ki, ülkelerin başka ülkelerin dünya üzerindeki yerini ve rolünü felsefi terimlerle tanımlaması ve yorumlaması genel olarak akıllıca sayılmaz. Bu konularda karar verecek olan o ülkenin kendisidir, bu da Türkiyede serbestçe tartışılıyor. Clintonun yapmak istediği, yorumdan çok olguları dile getirmekti. Nüfusun çoğunluğunun Müslüman oluşu da, reformlarla olgunlaştırdığı demokratikliği de, Anaysasında yazan laik idaresi de gerçek. Türkiyeyi olduğu gibi kabul ediyoruz. Bir de Clintonun Washington Postta Bakanlığının Türkiyedeki insan hakları ihlalleri ve medya özgürlüğüne atıfta bulunan raporuna yeterince sahip çıkmadığı için eleştirildi. Bu konuda Beyaz Saray ile Dışişleri arasında görüş ayrılığı mı var? Clinton rapora sahip çıkmadı mı? Clinton, Bakanlığın İnsan Hakları Raporu ile çelişen bir şey söylemedi. Her yıl yayınladığımız insan hakları raporlarımız önemlidir. Bakanlığın ve Bakanın görüşlerini yansıtmaktadır. Neticede Clintonun söylediği de, basın özgürlüğünün de Türkiyeyle paylaştığımız ortak değerlerin bir parçası olduğudur.” Az önce Türkiye ile ikili konulardan söz ettiniz. Oysa önem verdiğiniz konuların tamamı bölgesel. İkili konu örneği verebilir misiniz? Şu var ki, aynı değerleri paylaştığımız, NATOya üye olduğumuz, bu kadar yakın çalıştığımız bir ülkeyle ikili ihtilafımız olamaz. Türk tarafı Ermeni soykırımı konusunu açtı; mesela (Clinton ile) toplantılarda konuşulan tek ikili sorun bu oldu. Yani Türkiye ile salt ikili konu yok diyebilir miyiz? Evet. Türkiye ile bölgesel güvenlik ve bölgesel işbirliği konuşuyoruz. Terözizm gibi, Doğu-Batı enerji koridoru gibi, bölgesel ihtilaflar gibi, Ermenistandan Kıbrısa oradan Iraka bölgesel, çok taraflı konuları konuşuyoruz. Teknik olarak belki ticaret konular ikili sayılabilir. Türk ve Ermeni hükümetleri ilişkilerin geliştiğini söylüyorlar. ABD Kongresinden çıkacak karar tasarısı bu gelişmeleri nasıl etkileyecek? Buna Türk ve Ermeni hükümetleri karar verecek. Biz iki ülke arasındaki yakınlaşmayı destekliyoruz. Geçen yaz Kafkaslarda yaşanan (Rusya-Gürcistan) krizden sonra yalnızca Ermeni sınırı konusunda değil Yukarı Karabağ konusunda da ilerleme sağlanması gereğine inanıyoruz. Karabağ, Minsk grubu dolayısıyla bizim de dahil olduğumuz, Rusyanın da taraf olduğu bir sorun. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ise ikili sorun. Sorumu tekrarlamak zorundayım: Kongre soykırım olduğunu söylerse, bu ilişkileri nasıl etkileyecek? Karar tasarısı geçer mi sizce? Tıpkı önceki yönetimler gibi, biz de 24 Nisanı nasıl anmamız gerektiği konusunda nihai bir tutum belirlemiş değiliz. Bonu Obamanın Ankara temaslarında konuşulacak mı? Eminim konuşulacak. Clintonun temaslarında konuşuldu. Türkler böyle bu durumun Türk halkında büyük acıya yol açacağını ve ilişkiler üzerinde kötü etkiye yol açacağını söylediler. Obama da Türk yetkilileri dinleyecek. Peki ABD Türkiyeye bölgesel konuların çözümünde bu kadar önem verirken, bu kadar çok şey beklerken, Türkiye için bu kadar önemli bir konuda, böyle bir belirsizlik içinde bulunması çelişki değil mi? Önemli konularda nasıl tutum alacağına ilişkin değerlendirmeler yapmayı sürdürmek hiçbir yönetim için alışılmadık bir durum değil. Bu değerlendirmenin bir parçası da, o konu üzerine üst düzey görüşleri dinlemektedir. Halen bu aşamadayız. Cumhurbaşkanı Gül yakında Kürt sorununda gelişme bekleyebileceğimizi söyledi. PKKya karşı işbirliği yapıldığı için soruyorum; sizle de koordine edilen bir konu var mı? Nasıl bir gelişme bekliyorsunuz? Ortada iki ayrı konu var. Birincisi, ABye aday bir ülkede kişi hak ve özgürlüklerinin gelişmesi konusu. Bu Kürt konusuna özel bir durum değil; ifade özgürlüğünden medyaya, AB raporlarında sayılan konulara dek pek çok alanı ilgilendiriyor. Türkiye bu konuda önemli ilerleme sağlamaya devam ediyor. İkincisi PKKnın terörist faaliyetini ilgilendiriyor. Bizim de paylaştığımız anlayışa göre bu konu geniş işbirliği öngören bir strateji gerektiriyor. Askeri yönleri, diplomatik yönleri, GAP projesi gibi, PKKnın propagandasını elinden alan TRT-Şeş gibi sosyal yönleri bulunuyor. PKKyı alt etmeyi amaçlayan bu ikinci yöndeki gelişmeler, ilk yöndeki gelişmelere yaklaşabilir. Hangi alanda mesela? Dil ve ifade özgürlükleri alanında mesela. Mesela bazı grupların siyasi hayata katılımının sağlanması alanında... Ne demek oluyor bu, biraz açar mısınız? Fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Ama Türkiye bu alanda bir şey yapmak istiyor ve bu PKK ile mücadeleye yardımcı olabilir. Sizinle bir koordinasyon var mı? Mesela dağdakileri indirme konusunda? Bu Türkiyenin karar vereceği bir konu. Bizim koordinasyonumuz özellikle askeri alanda. İkincil olarak da Irakın Kuzeyinin PKK için sığınak olmaması gerektiği konusunda çabalarımız dolayısıyla diplomatik alanda koordinasyonumuz var. Onun dışında Türkiyenin reform adımlarını yakından izliyoruz ve destekliyoruz. Askeri alanda ise Türkiyeden gelecek her teklifi değerlendiriyoruz. Obama Ankaradaki temasları ardından İstanbula geçecek. Orada Medeniyetler İttifakı konferansına mı katılacak? Öyleyse bu konferansın Türkiyeye geliş kararındaki payı oldu mu? Konferansa katılımının ayrıntıları henüz belli değil. Türkiyeye geliş kararı bile geçen cuma akşamı kesinleşti. Başkan Obama Türkiyeye, Türkiyeye gelmek istediği için Türkiyenin önemli bir ülke olduğuna inandığı için geliyor. Burada dile getireceği konulardaki öncelik sırası ne olacak? Türkiyeyi çevreleyen bölgedeki ihtilafların giderilmesi ve barışın sağlanması konusunda çok geniş işbirliğimiz ve çok güçlü çıkarlarımız bulunuyor. Irak zaten çok geniş işbirliğimizin olduğu, tek bir konu üzerine askeri işbirliğimizin olduğu bir alan. Türkiyenin PKK karşı ve diğer konularda Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile kurduğu ilişkiyi yakından izliyoruz. Bizce (gülerek) model demek istemiyorum, ama KBY için Türkiye çok iyi bir örnek olabilir. Öncelikli konular arasında Kafkaslar ve Ermenistan konusu geliyor. Kıbrıs var. İran var. Ortadoğu Barış Süreci, İsrail-Suriye diyalogunun canlandırılması, Pakistan, Afganistanda işbirliği, NATO konuları var. Dediğim gibi, Obama yönetiminin Türkiyeye ilgi düzeyi olağanüstü boyutlarda. Radikal
İranın 24 həbsxanasında 79 məhbus edam edilib
İran həbsxanalarında məhbuslar yenidən aclıq aksiyası keçirirlər
İran NPT-dən çıxmağa hazırlaşır
Həmədan-Savə yolunda ağır qəza- 11 nəfər həlak oldu
Süngün mis mədənində iş qəzası- Ölən və yaralanan var
İki şəhərə dörd məhbus edam edildi
İranın Ferforddakı partlayış planı ilə əlaqəsi araşdırılır
Bu, İranın çarəsizliyinin təzahürüdür!- ABŞ
Milli Məclisin komissiyası Azərbaycana qarşı Türkiyədə aparılan informasiya kampaniyasını araşdırıb
Azərbaycanlı qadın fəalın edam hökmü təsdiq edildi
Sünni din xadimi məhkəməyə çağırıldı
Fidanla Əraqçı görüşüb
Əhvazda 9 qadın fəal mühakimə olundu
WSJ: Səudiyyə Ərəbistanı və BƏƏ Trampa İrana təzyiqi davam etdirməyi tövsiyə edir
İran hicabdan siyasi məqsədlər üçün istifadə edir
Amerika ilə razılaşmağa hazırıq - Pezeşkian
Daha bir siyasi məhbus edama məhkum edildi
80 ölkə Hörmüzlə bağlı çağırış etdi
Yəmən hökuməti: Qüvvələr İranın dəstəklədiyi husilərin Ədən yoluna hücumunu dəf edib
İranda daha bir bəhai qadına ağır cəza verildi
Gilanda 9 vəkilə həbs cəzası verildi
Tramp Hikmət Hacıyevin müsahibəsini paylaşaraq İranla razılaşmanın mümkün olduğunu deyib
Kərrubi Pezeşkiana dəstək verdi: Trampla görüş!
Sistan və Bəlucistan əyalətində əfqanistanlı silahlılarn sayı artırılıb
SEPAH Quru Qoşunlarını yüksək hazırlıq vəziyyətində saxlayır
Böyük Britaniyanın baş naziri İsraili İrandan gələn təhdidlərə qarşı dəstəklədiyini bildirib
İranla məsləhətləşmələr uğurlu idi - Uitkoff
İranda hava çirkliliyi səbəbindən neçə nəfər ölüb?- Rəsmi
Türk dünyasının qadın şairləri Azərbaycanın paytaxtı Bakıda bir araya gəlib (Foto)
İranda daha bir bəhai qadına ağır cəza verildi
İranda keçmiş kəşfiyyat nazirinin oğluna həbs cəzası verildi
Yəmən hökuməti: Qüvvələr İranın dəstəklədiyi husilərin Ədən yoluna hücumunu dəf edib
İran məhkəməsi türkiyəli humanitar fəala 10 il həbs cəzası verdi
Ərdəbil vahidlərində çirklənmənin 54 faizdən çoxu çirkab sularla bağlıdır
Övladlarımız yenə ana dillərini evdə qoyub getdilər...!
ABŞ və İran arasındakı təmaslarda irəliləyiş yoxdur - Rubio
İran hicabdan siyasi məqsədlər üçün istifadə edir
Azərbaycanlı qadın fəalın edam hökmü təsdiq edildi